Discussion about this post

User's avatar
Ali's Unlearning Project's avatar

Değerli bir analiz. Katılmadığım yerleri belirtmek isterim:

ABD'nin PKK'yı Suriye'nin emir komutası altına almayı hedeflediğini düşünmüyorum. Askeri ve siyasi politikalarına ve bölge stratejilerine uymuyor. Kaldı ki, bence bunun gerçekleşmesi siyaseten, sosyolojik ve ideolojik olarak olası değil.

Uzun yıllar PKK ile iştigal/mücadele etmiş emekli bir asker olarak, şu kısmın mümkün olmadığını düşünüyorum. "Bu durumda, PKK’nin ülke sınırları içinde askerî varlığının kalmadığını da dikkate alan Devlet’in, mevcut Ceza Kanunu’nu kullanarak PKK’nin ülke içindeki bütün siyasî kalıntılarını temizlemesi, kaynaklarını kurutması, böylece bölücülük defterini kapatması beklenirdi."

TCK'nın buna cevaz verdiği teorik olarak varsayılsa dahi, böyle bir hamlenin ülkenin güneydoğusunu çok kısa zamanda cehenneme çevirmesi kuvvetle muhtemeldir. Örgütün silahlı gücü kalmamış olsa dahi, terör potansiyeli her daim mevcuttur. Maalesef. Bununla birlikte, tamamen bitirilemese dahi, elde edilen askeri avantajın hiç de iyi kullanılamadığı açık. Elde edilen askeri üstünlük ne yazık ki istismar edilememiştir.

Son olarak, Kürt Sorunu'nu kimsenin tanımlayamadığı tespiti bence iddialı. Kabaca, Kürtlerin kimlik, dil, kültürel ve siyasi temsil taleplerinin karşılanması dersek, sanırım yüzde seksen kabul gören bir tanıma ulaşabiliriz. Çözüm konusunda bir orta noktanın olmadığı ise aşikar.

İlgiyle takibe devam ediyorum. Teşekkür ederim.

No posts

Ready for more?